VW Polo 2010 Yılının Otomobili seçildi

1964 yılından bu yana düzenlenen, Avrupa’daki en eski ve en prestijli ödüllerden biri olan COTY’de yeni nesil Volkswagen Polo, 2010 yılının otomobili unvanını elde etti.
VW Polo, Toyota iQ, Opel Astra, Skoda Yeti, Mercedes E Serisi, Peugeot 3008 ve Citroen C3 Picasso’nun finale kaldığı COTY ödüllerinde rakipleri arasından sıyrılarak “2010 Yılının Otomobili” seçildi.
Volkswagen Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Profesör Martin Winterkorn konuyla ilgili; “Beşinci nesil Polo usta Alman mühendisliğini ve ileri teknolojiyi temsil etmekte olan yepyeni ve genç bir otomobildir. Aynı zamanda müşteri beklentilerini ödün vermeden karşılamak üzere tasarlanmıştır. Çabalarımızın böyle bir ödülle tasdik edildiğini görmekten doğal olarak çok memnunuz.”dedi. Jüri başkanı Hakan Matson ise Madrid’deki ödül töreninde, “COTY jürisi olarak bizleri en çok etkileyen, Yeni Polo’nın kapsamlı güvenlik donanımı ve geliştirilmiş motor yelpazesi oldu. Volkswagen aynı zamanda Polo BlueMotion ile ürün gamına birçok açıdan ekonomik çözümler sunan yeni bir model versiyonu ekledi.”açıklamasında bulundu.
Yeni Polo 2010 Yılının Otomobili Ödülü’nün yanı sıra “Auto Motor und Sport” dergisi tarafından 2009’un En İyi Otomobili seçilmişti. Springer Verlag ‘ın Grüne (“Yeşil”) ve Goldene Lenkrad (“Altın Direksiyon”) ödülleri de rakiplerine kaptırmayan Yeni Polo “Autozeitung”un Auto Trophy ’yi de kazandı. Sadece ödül jürisini etkilemekle kalmayan, Volkswagen’in sınıfındaki başarılı temsilcisi Yeni Polo, 2009 yılının Mayıs ayından bu yana 130.000’in üzerinde sipariş aldı.
1 litre yakıtla 100 km gidiyor

30′dan fazla aracın görücüye çıktığı ‘Los Angeles Auto Show 2009′ başladı. Fuarın en çok ilgi çeken otomobili 1 litre yakıtla 100 km yol gidebilen Volkswagen L1 oldu. İşte Volkswagen L1;
“LA Oto Show” bu sene 50′den fazla yeni nesil arabanın ilk tanıtıldığı fuar oldu.
Bunların içinde Hybrids, modern temiz-dizel, elektrikli, Hidrojenli yakıt, doğal gaz ve ethanol güçlendirilmiş araçlar var.
Bunların arasında en ilgi çeken Volkswagen’in turbo dizel hybrid arabası “L1″in, bir litre yakıtla yaklaşık 100 km gidebildiği ve bunun büyük bir rekor olduğu söyleniyor.
Mercedes-Benz’in yeni s400 hybrid ise en çok ilgi gören lüks arabalar kategorisinde…
Öte yandan bu sene Los Angeles otomobil fuarına ilk kez Ferrari ve Lamborghini katılmadı, bu da kulislerde ekonomik krizin bu şirketleri etkilediğine dair söylentiler çıkardı.
Gece Görüşlü Arabalar Geliyor

Gece uzun far yakmak tarihe karışıyor! Yeni gece görüş sistemleri otomobillerde yer alıyor…
Alman teknoloji devi Bosch’un, otomobil kameralarına yerleştirdiği geliştirilmiş gece görüş sistemi, yol kenarındaki objelerin geceleri algılanmasını sağlıyor.
Tüketicinin 2009 model Mercedes-Benz E-Sınıfı otomobillerle tanıştığı Night Vision Plus görüntüleyiciler, araç konsoluna yerleştirilerek, sürücüye yüksek kontrast imaj çıktıları sağlıyor ve yol kenarındaki ‘hareketli’ objeleri algılıyor. Rüzgarlık arkasına yerleştirilen kızılötesi kameraların, otomobilin farlarından gelen kızılötesi ışığı algılaması prensibiyle çalışan teknolojinin, 150 metreye kadar mesafedeki ‘hareketli objeleri’ algılayabildiği iddia ediliyor.
İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Acaba araç hareket halindeyken bu sistem, ne kadar verimli çalışıyor? Bu sorunun yanıtını öğrenebilmek için, son model bir Mercedes-Benz E-Sınıfı otomobilin direksiyonuna geçmek ve test etmek gerekiyor.
Ferrariye Rakip Çıktı
![]()
Süperporcu rekabetine yeni bir oyuncu daha dahil oldu. Toyota’nın Amerika pazarı için 20 yıl önce geliştirip kısa bir süre sonra küresel bir hale gelen markası Lexus süpersporcu rekabetine dahil oldu.
Süperporcu rekabetine yeni bir oyuncu daha dahil oldu. Toyota’nın Amerika pazarı için 20 yıl önce geliştirip kısa bir süre sonra küresel bir hale gelen markası Lexus, dünyanın ateşli rekabetlerinden biri olan süpersporcu rekabetine dahil oldu.
Lexus’un LFA adını verdiği ve yol testleri dünyaca ünlü Nürbürgring pistinde yapılan yeni süpersporcusu, Porsche 911 Turbo, Ferrari 458 Italia ve Lamborghini Gallardo gibi süpersporculara meydan okumak için yaratılmış.
Süperporcu rekabetine yeni bir oyuncu daha dahil oldu. Toyota’nın Amerika pazarı için 20 yıl önce geliştirip kısa bir süre sonra küresel bir hale gelen markası Lexus, dünyanın ateşli rekabetlerinden biri olan süpersporcu rekabetine dahil oldu.
Lexus’un LFA adını verdiği ve yol testleri dünyaca ünlü Nürbürgring pistinde yapılan yeni süpersporcusu, Porsche 911 Turbo, Ferrari 458 Italia ve Lamborghini Gallardo gibi süpersporculara meydan okumak için yaratılmış.
2003 yılında konsept çalışmaları başlayan LFA, ilk kez konsept olarak 2005 yılındaki Detroit Otomobil Fuarı’nda tanıtılmıştı. 6 ileri sıralı şanzımanın görev yaptığı Lexus LFA’nın motor kaputunun altında 560 HP güç üreten 4.8 lt’lik atmosferik bir V10 görev yapıyor. 0-100 km/s hızlanmasını 3.7 saniyede tamamlayan LFA’nın maksimum hızı 325 km/s. 500 adetlik üretim sayısıyla şimdiden adını efsane süpersporcular arasına yazdırmaya aday olan Lexus LFA’nın sportif radikal tasarımı ilk bakışta dikkati çekiyor. 560 HP’lik gücüyle süperspor sınıfının bileği kuvvetlileri arasında yer alan Lexus LFA, karoserinde bolca kullanılan hava girişleriyle bunun ipuçlarını sunuyor…
Kapıların ardındaki dalga formlu kıvrım ve arka bölümdeki üçlü egzoz çıkışıyla sınıfının en özgün görünümlerinden birini sunan LFA’nın iç mekanında dışındaki ihtişama göre çok daha sade bir tarz benimsenmiş. Lexus’un bugüne kadar ürettiği en güçlü ve hızlı otomobil olan LFA’nın F1 araçlarına yakın tonda sesler yayması için özel bir egzoz sistemi geliştiren mühendisler, yüksek hız stabilitesi için de otomatik yükselen bir spoylere yer vermişler. Almanya pazarında 375.000 Euro’dan başlayan bir fiyat etiketi taşıyan otomobilin bir süre sonra roadster versiyonunun da üretilmesi gündemde.
Windows 7 yarın piyasaya çıkıyor

Kişisel bilgisayarlar yarın Microsoft’un yeni işletim sistemi Windows 7 ile tanışacak
Microsoft, kullanıcıların yeni işletim sistemini öncülü Vista’dan daha çok tercih etmelerini beklerken, Windows 7 yeni çoklu medya uygulamaları ve internette veri depolama özellikleriyle dikkat çekiyor.
Vista’nın piyasaya çıkmasından 3 yıl sonra çıkarılan ve beta versiyonları Blackcomb ve Vienna olarak bilinen Windows 7, altı ayrı versiyonuyla satışa sunulacak.
PC kullanıcılarının daha çok Home Premium ve Professional versiyonlarını tercih etmeleri beklenirken, diğer versiyonların gelişmekte olan ülkelerdeki kullanıcılar ile şirket ve kurumsal çalışanları hedeflediği belirtiliyor.
Tüm ve en basit versiyonların yazılımı 32 ve 64 bit kullanıma uygun olacak.
Aile paketini satın alanlar üç PC’ye kadar bu yazılımı yükleyebilecek.
Yazılımın Home Premium paketinin İngiltere’deki satış fiyatı 79,99 sterlin (yaklaşık 200 TL), 1 Ocak 2010′dan itibaren de 99,99 sterlin (yaklaşık 250 TL) olacak.
Daha hızlı ve netbook gibi ucuz taşınabilir cihazlarda da çalışacak şekilde tasarlanan yeni işletim sistemi, dokunmatik ara yüzü, el yazısı tanıma özelliği ve çok çekirdekli işlemcilerle çalışabilmeyi destekleyecek.
Görev çubuğunda da bazı değişiklikler yapılan yeni işletim sistemindeki bazı yeni özelliklerin Apple’ın Mac bilgisayarlarındaki işletim sistemindekilere benzemesi dikkat çekiyor.
AA
4G Araştırmalarına Büyük Yatırım

AB’den 4G araştırmalarına büyük yatırım
3G’den 10 kata daha hızlı olan 4G araştırmalarına 18 milyon Euro bütçe
Avrupa Komisyonu, mevcut 3G ağlarından yaklaşık 10 kat daha hızlı olan 4G araştırmalarını desteklemek için 18 milyon avro bütçe ayırdı.
AA muhabirinin, http://www.europa.eu internet adresinden derlediği bilgiye göre, AB, 4G ya da bilinen adıyla LTE mobil ağlarına yönelik araştırmalar için 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren kullanılmak üzere 18 milyon avro yatırım yapacak.
Saniyede 100 megabite varan mobil internet hızları sunan Uzun Vadeli Dönüşüm (LTE) için dünyanın dört bir yanında firmalar test çalışmaları sürdürüyor. 4G’nin, 2010 yılının birinci yarısında İsveç ve Norveç’te ticari olarak piyasaya sunulması bekleniyor.
LTE ile bağlantı hızındaki sağlanacak yüksek hızla birlikte bir çok kolaylıkların da yaşanacağı belirtiliyor.
LTE’nin sağlayacağı bazı kolaylıklar şöyle:
-LTE, ağ operatörlerinin kapasitelerini arttırarak ve operatörlerin daha düşük fiyatlardan, daha fazla kullanıcıya, daha hızlı mobil geniş bant bağlantısı sunmasına olanak verecek.
-”LTE Advanced”, mobil geniş bant hızlarını gelecekte saniyede 1 gigabite (bin megabit) çıkararak kullanıcıların yüksek kaliteli TV veya isteğe bağlı video gibi çevrimiçi hizmetlerden tam olarak yararlanma olanağı sunacak.
-LTE’nin radyo tayfını çok daha verimli bir şekilde kullanmasından dolayı, mobil ağların ”dijital paydan yararlanabilmesi” ve analog TV;den dijital TV;ye geçişin bir sonucu olarak serbest kalan frekansları kullanması mümkün olacak.
-LTE teknolojisinde sinyaller mevcut GSM teknolojilerine kıyasla çok daha uzun mesafeye erişebilmesinden dolayı, aynı ağ kapsama alanını elde etmek için gerekli anten sayısı daha az olacak, bu da Avrupa’nın doğal manzarasının korunmasına ve enerji tüketiminin azaltılmasına olanak sağlayacak.
-LTE, mobil geniş bant bağlantısının daha az nüfuslu bölgelere getirilmesini sağlayarak kentsel ve kırsal bölgeler arasında var olan bilgi teknolojilerine erişimdeki eşitsizliğin azaltılmasına da katkıda bulunacak.
Dünyanın önde gelen mobil operatör ve üreticilerinden Orange, TeliaSonera, T-Mobile, AT&T, NTT-DoCoMo, Verizon, Alcatel-Lucent, Ericsson, Huawei ve Nokia Siemens Networks, LTE üzerine çalışmalarını sürdürürken 2013 yılında, dünya genelindeki operatörlerin LTE ekipmanlarına yaklaşık 6 milyar avro yatırım yapmış olacağı tahmin ediliyor.
Türkiye’de de Turkcell, bu yıl içinde yaptığı testte, saniyede 170 Mbps üzerinde bir hıza ulaşmıştı.
Genel olarak mobil iletişim hızı, bulunulan mekana, hava koşullarına, laboratuvar ortamlarına göre değişse de hızın zaman içerisindeki değişim çizelgesi yaklaşık olarak şöyle:
İLETİŞİM TÜRÜ HIZ (Kilobit/Megabit)
GSM 9,6 kbit
GPRS 100,0 kbit
EDGE 384,0 kbit
3G 1,8-14,4 mbit
4G 50-100,0 mbit
İşte Japonlar’ın yeni ulaşım aracı

Tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebiliyor
Japon otomobil devi Honda, tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebilen yeni bir taşıma cihazı geliştirdi. Şirketin, ‘her yönde hareket sağlayan dünyanın ilk sürüş sistemi’ olarak tanıtılan U3-X’in çift tekerli Amerikan ginger’ın en büyük rakibi olacağı ifade ediliyor.
Bu yeni kişisel cihaz, sürücünün üst bedeniyle eğildiği sırada hareket, dönüş ve durma eylemlerinin gerçekleştirilmesini mümkün kılıyor. Bu gelişmeler, Honda’nın insansı robotu Asimo’nun teknolojik araştırmaları sırasında geliştirilen Honda denge kontrol teknolojisinin kullanılması ile sağlandı. Kompakt boyutlu ve tek tekerlekli sürüşe sahip cihaz, sürücünün ayak dayanaklarından zemine kolaylıkla ulaşmasını sağlıyor. Sürücüyü yayalarla aynı göz seviyesinde konumlandırarak hem kullanıcısına hem de çevredeki diğer insanlara iletişim imkanı tanıyor. Honda Motor, cihazın pratikliğini mükemmelleştirmek için gerçek şartlarda yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
Kaynak : CİHAN


