Fener’in ‘Okçu’suna yeni talip!

24 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Manset, Spor

haber_ic_196105İspanyol kulüp, Fenerbahçeli Dos Santos’un ardından ayrılmak istediğini açıklayan Güiza’yı da listesine aldı.

Atletico Madrid, F.Bahçe’nin sol beki Santos’tan sonra şimdi de Güiza’ya talip oldu. Madrid’in yeni hocası Flores, yönetime verdiği raporda öncelikle Roma’dan ayrılacak olan Baptista ile Güiza’nın transfer edilmesini istedi.

Baptista ve Güiza olmazsa, Leverkusen’den Kiessling’i almak için çaba gösterecekler. Baptista’nın peşinde pek çok devin bulunması Atletico’nun elini bağlarken, Güiza’nın transferinin daha imkan dahilinde olduğu belirtiliyor.

F.Bahçe Manisalı yıldızın peşinde!

24 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Manset, Spor

haber_ic_196108Sarı-Lacivertli takım aradığı golcüyü bulmuşa benziyor…

 

Ligde devre arasının verilmesiyle beraber forvete takviye yapmayı planlayan Fenerbahçe dünyanın dört bir yanında yıldız golcülerle temaslarını gizliden gizliye sürdürürken, aradığı kanı Manisa’da buldu.
Geçtiğimiz hafta veda eden Roberto Carlos ile Deivid’in de takımdan ayrılmasının kesinleşmesiyle boşalacak 2 yabancı kontenjanını doldurmaya niyetli olan Sarı-Lacivertli kulübün Manisaspor’un Kanadalı forvet oyuncusu Joshua Simpson ile doldurmayı planladığı kaydedildi.

Bir dönem Bundesliga’da Kaiserslautern forması giyen Kanadalı golcüyü aynı zamanda Alman takımlarının da yakın takibe aldığı belirtildi. Manisaspor’un Beşiktaş ile oynadığı Türkiye Kupası maçında 1860 Münih takımından iki yetkilinin 28 yaşındaki deneyimli oyuncuyu mercek altına aldığı kaydedildi.

Daum’un da Bundesliga’dan yakından tanıdığı Simpson’un transferine yeşil ışık yaktığı ve bazı aracılar vasıtasıyla Kanadalı futbolcuya haber gönderdiği ifade edildi. Kaiserslautern forması giyerken Daum yönetimindeki Köln’e 2 de gol atan Simpson’un da bu transfere sıcak bakacağı belirtiliyor.

Bu sezon başında Manisaspor ile 1 yılı opsiyonlu olmak üzere 2 yıllık anlaşma sağlayan Simpson’un da büyük bir kulüpte oynamak istediğini Siyah-Beyazlı yöneticilere söyleyeceği belirtildi. Manisaspor yönetiminin de 1 yıllık opsiyonu bulunmasına rağmen sözleşmelerdeki opsiyon maddelerinin FIFA nezdinde bir anlam ifade etmediğini de göz önünde bulundurarak, bu oyuncuyu en azından para kazanarak yollayabileceği de gelen bilgiler arasında.

lady gaga bad romance

23 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Klipler, Manset

lady-gaga-bad-romance1

Konseptine uygun bir performans sergilemeyi kafasına koyan Lady Gaga, röportajlarında tıpkı Warhol’un meşhur Fabrika’sına benzer bir ekiple çalıştığını belirtti. Gaga, 2009 Grammy Ödülleri’ne “En İyi Dans Kaydı” dalında aday oldu.
Son albümünden Bad Romances

VW Polo 2010 Yılının Otomobili seçildi

13 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Manset, Teknoloji

untitled3
1964 yılından bu yana düzenlenen, Avrupa’daki en eski ve en prestijli ödüllerden biri olan COTY’de yeni nesil Volkswagen Polo, 2010 yılının otomobili unvanını elde etti.

VW Polo, Toyota iQ, Opel Astra, Skoda Yeti, Mercedes E Serisi, Peugeot 3008 ve Citroen C3 Picasso’nun finale kaldığı COTY ödüllerinde rakipleri arasından sıyrılarak “2010 Yılının Otomobili” seçildi.

Volkswagen Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Profesör Martin Winterkorn konuyla ilgili; “Beşinci nesil Polo usta Alman mühendisliğini ve ileri teknolojiyi temsil etmekte olan yepyeni ve genç bir otomobildir. Aynı zamanda müşteri beklentilerini ödün vermeden karşılamak üzere tasarlanmıştır. Çabalarımızın böyle bir ödülle tasdik edildiğini görmekten doğal olarak çok memnunuz.”dedi. Jüri başkanı Hakan Matson ise Madrid’deki ödül töreninde, “COTY jürisi olarak bizleri en çok etkileyen, Yeni Polo’nın kapsamlı güvenlik donanımı ve geliştirilmiş motor yelpazesi oldu. Volkswagen aynı zamanda Polo BlueMotion ile ürün gamına birçok açıdan ekonomik çözümler sunan yeni bir model versiyonu ekledi.”açıklamasında bulundu.

Yeni Polo 2010 Yılının Otomobili Ödülü’nün yanı sıra “Auto Motor und Sport” dergisi tarafından 2009’un En İyi Otomobili seçilmişti. Springer Verlag ‘ın Grüne (“Yeşil”) ve Goldene Lenkrad (“Altın Direksiyon”) ödülleri de rakiplerine kaptırmayan Yeni Polo “Autozeitung”un Auto Trophy ’yi de kazandı. Sadece ödül jürisini etkilemekle kalmayan, Volkswagen’in sınıfındaki başarılı temsilcisi Yeni Polo, 2009 yılının Mayıs ayından bu yana 130.000’in üzerinde sipariş aldı.

Bulgaristan’da Sibel TÜZÜN Rüzgarı

13 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Haberler, Manset

sibel1

Bulgristan’da düzenlenen ve Türk manken Erkan Meriç’in birinci seçildiği ”Best Model Of The World-2009” yarışması dolayısıyla mini konser veren Sibel Tüzün, büyük ilgi topladı.

Organizatör Erkan Özerman’ın kurucusu olduğu ve ilk kez yabancı bir ülkede düzenlenen ”Best Model Of The World-2009” yarışmasına 75 ülkeden erkek ve bayan toplam 115 manken katıldı.

Türk aday Erkan Meriç’in en iyi erkek manken, Mali’den Aichia Dicko’nun ise en iyi bayan manken seçildiği yarışma sırasında şarkıcı Sibel Tüzün de mini bir konser verdi.

Tüzün’ün, Bulgar şarkıcılar Desi Tenekecieva, Miro ve Lili Ivanova ile birlikte verdiği konser, yarışmayı izleyen Bulgaristan’ın moda ve sanat dünyasının ünlü isimlerinin büyük ilgisini çekti. Dans grubuyla birlikte sahnede başarılı bir performans gösteren Tüzün, izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.

Konser ve yarışmanın ardından sahneye çıkan organizatör Erkan Özerman, yıllarca Türkiye’nin evsahipliğinde yapılan yarışmayı bundan böyle Bulgar iş ortağı Silvestar Lolov’a miras bırakmaya karar verdiğini açıkladı.

1 litre yakıtla 100 km gidiyor

06 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Manset, Teknoloji

143624884

30′dan fazla aracın görücüye çıktığı ‘Los Angeles Auto Show 2009′ başladı. Fuarın en çok ilgi çeken otomobili 1 litre yakıtla 100 km yol gidebilen Volkswagen L1 oldu. İşte Volkswagen L1;
“LA Oto Show” bu sene 50′den fazla yeni nesil arabanın ilk tanıtıldığı fuar oldu.

Bunların içinde Hybrids, modern temiz-dizel, elektrikli, Hidrojenli yakıt, doğal gaz ve ethanol güçlendirilmiş araçlar var.

Bunların arasında en ilgi çeken Volkswagen’in turbo dizel hybrid arabası “L1″in, bir litre yakıtla yaklaşık 100 km gidebildiği ve bunun büyük bir rekor olduğu söyleniyor.

Mercedes-Benz’in yeni s400 hybrid ise en çok ilgi gören lüks arabalar kategorisinde…

Öte yandan bu sene Los Angeles otomobil fuarına ilk kez Ferrari ve Lamborghini katılmadı, bu da kulislerde ekonomik krizin bu şirketleri etkilediğine dair söylentiler çıkardı.

40 Bin Yeni Öğretmen Atanacak

06 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Haberler, Manset

ogretmen61

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 2010 yılında yaklaşık olarak 40 bin öğretmen alımı gerçekleştireceklerini söyleyerek, öğretmenlere müjde verdi.
Bakan Çubukçu, Milli Eğitim Bakanı olarak 6 aylık çalışma süresinde 25 bin öğretmen ataması yaptığını belirterek, 2010 yılında yaklaşık 40 bin öğretmen alımı yapacaklarını da bildirdi.
Çubukçu, sözleşmeli öğretmenlerin durumlarıyla ilgili olarak da, yaklaşık 70 bin sözleşmeli öğretmen olduğunu ve sözleşmelilerin kadroya alınması konusunda Maliye Bakanlığı ile çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek, “Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin olumlu olacağını düşünüyorum” dedi.

Kana Susadım

04 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Filmler, Manset

jennifer_s_body2009

-Kana Susadım Jennifer’s Body 2009 Türkçe Altyazılı-

Imdb Notu: 5.7/10
Yapım: 2009 ABD
Tür: Aksiyon, Bilim Kurgu, Gerilim, Komedi, Korku, Macera, Psikolojik, Suç
Yönetmen: Karyn Kusama
Süre: 1 saat 32 dakika.
Gösterim Tarihi(Türkiye): 23 Ekim 2009
Başrol Oyuncuları: Megan Fox, Adam Brody, Amanda Seyfried, J.K. Simmons, Kyle Gallner

Minnesota’da küçük bir tarım kasabasının gözde amigo kızlarından biri, mükemmel bir hayat için kötü bir ruhla dostluk kurar… Ancak ruh ona sahip olmaya çalışır ve bunu başaramadığında kasabadaki genç erkekleri bir bir öldürmeye başlar…

Okulun erkekleriyle beslenen bir canavar haline gelen Jennifer’ı engelleme görevi ise en yakın arkadaşına düşer..
Film vizyona girmeden Chatruya.com ile sizlerin beğenisine sunuldu. İyi seyirler.

PArt-1


@ Yahoo! Video

Part-2


@ Yahoo! Video

Part-3


@ Yahoo! Video

Part-4


@ Yahoo! Video

Genel Göz Rahatsızlıkları

18 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manset, Sağlık

dryeye

1. Kimyasal göz yanıkları:
Şayet kuvvetli bir kimyasal madde (örneğin pil asiti, kezzap, laboratuar veya endüstriyel eriticiler, zehirler, kireç tozu) gözün saydam kısmına (kornea) atılırsa korneanın normal saydamlığı hızla bozulur. Dakikalar içinde (madde çok güçlü ise saniyeler içinde) korneanın hassas hücreleri gerçekten yanar. Vücudun bir yerinde kötü bir yaralanma olduğunda skar dokusu bırakarak iyileşme olur. Derin bir kesi veya yanıktan sonra ciltte oluşan bir skarı bilirsiniz. Böyle bir skarın korneada oluştuğunu düşünürseniz gözü nasıl kör edebileceğini anlarsınız.

Kimyasal bir yanık için ne yaparsınız?
Hemen ilk yardım, gelecekte yapılabilecek herjhangi bir tedaviden çok daha önemlidir. Şimdi gözü yıkayarak kimyasal maddeyi uzaklaştırmalısınız. Hiç bir şey için beklemeyin. Gözü hemen yıkayın. Bunu yapmazsanız birkaç dakika içinde gözde kalıcı körlük gelişecektir.
- Gözü normal su ile yıkayın. Antidot aramayın. Hastanın yüzünü yukarı çevirin ve gözüne suyu dökün. Doğal olarak bu hastanın hoşuna gitmez ve yanığın yaptığı ağrı ve soğuk suyun irritasyonu nedeniyle gözlerini sıkarak kapatır. Göz kapaklarını tutarak açmanız gerekir. Göz veya gözkapaklarına bastırmayın. Kaşlarına veya yanağına bastırın. Hastaya yıkamanın önemini anlatın. Hastayı kovalarca su dökerek boğmanız gerekmez, nazik bir akıntı halinde yıkamanız yeterlidir.
- Kuvvetli bir alkali söz konusu ise gözü en az 15 dakika yıkamalısınız. Önemsiz yanıklarda o kadar uzun süre yıkamanız gerekmez. Ancak, gerçekten kötü bir maddeyi gözden uzaklaştırmak için birkaç dakika yeterli değildir.
- Farzedin ki hiç su bulamadınız. İrritan olmayan herhangi bir başka sıvıyı da kullanabilirsiniz. İrritasyon olmadan içebiliyorsanız gözü de o sıvıyla acil durumda yıkayabilirsiniz. Süt, alkolsüz içkiler, portakal suyu, çukulata sütü bu tip herhangi birşey işe yarar.
- Kimyasal maddenin antidotunu aramayın. Örneğin alkali yanığında sirkenin, asit yanığında sodanın iyi geleceğini düşünebilirsiniz. Antidot aramak için geçirilen zaman gözün tahrip olmasına yol açar. Ayrıca antidotun kendisi de göze zarar verebilir.
- 15 dakikalık yıkama işini bitirmeden doktora gitmeyin. Daha sonra hemen doktora gidin çünkü yıkamadan önceki ilk birkaç saniye içinde gözün yüzeyi yanmış olabilir. Yüzey iyileşinceye kadar infeksiyon önlenmesi için antibiyotikler önemlidir.

2. Göz delinmeleri:
Şayet kırık cam parçası, sivri bir tel, diken veya uçan bir metal parçası göze girrdiğinde en korkunç olay olur. Giriş deliği çok küçük bile olsa göz içine mikrop taşıyarak abse oluşumuna ve körlüğe yol açar. Daha büyük bir yara ağzı gözün hassas yarı sıvı yapılarının dışarı kaçmasına neden olur. Böyle bir göze basınç uygulanması göz içeriğinin daha kolay dışarı fırlamasına yol açarak felaketle sonuçlanır.

Tabii bir gözde böyle bir kesi meydana gelirse kanama olur veya kesi yerinden sıvı dışarı çıkar. Yaralanan bir insanın yanağından kan veya sıvı sızarsa ne olur? Doğal olarak insan koşar ve bir havlu veya bezle kanı temizler. Bunu yaparken göze basınç yaparsa gözün boşalmasına neden olur. Lütfen bunu yapmayın. Kesik bir gözün yakınını silmeyin veya bastırmayın. Hastanın gözünü silmesine izin vermeyin.

Penetran bir göz yaralanmasında en doğru ilk yardım göz ve kapaklara bası yapılmamasıdır. Mümkünse bir kapakla göz kapatılmalıdır. Kağıt bir fincanın yarısını kesip kenarlarını aşağıya doğru kestikten sonra yanlara doğru açarak bir kapak yapılabilir.

Tüm izciler kanayan bir yaraya baskı uygulayarak kanamanın durdurulduğunu bilir. Bu doğrudur ama göz için değil. Kanayacak kadar kötü yaralanmış bir gözü böyle bir basınç mahveder. Bırakın kanasın! Bir süre sonra duracaktır ve kanama hastanın ölümüne yol açmaz. Tabii ki, tüm delici yaralanmalar acil müdahale gerektirir. Bunlar ciddi, acil durumlardır.

3. Gözün çizilmesi veya göze toz girmesi:
Herkesin gözüne sinek veya toz parçası kaçmıştır. En önemlisi gözün içine birşey kaçınca ovuşturulmamasıdır. Çünkü yabancı cismin korneayı çismesine yardımcı olabilir.

Genellikle irrite gözün sulanması yabancı cismin yıkanarak uzaklaşmasını sağlar. Göz kırpma da yardımcı olur. Bunlar işe yaramazsa ilk yardım gerekir. İlk yardımı yapan kişi göz içinde yabancı cismin yerini tayin etmelidir. Tedavi açısından, partikül gözün saydam veya beyaz kısmı üzerinde olabilir. Her ikisi için farklı tedavi gerekir.

Kornea içine gömülmüş bir toz parçasına ilk yardımı yapan kişi dokunmamalıdır. Kırpma ile çıkmayacak kadar gömülmüş ise çıkarılması için lokal anestetik gerekir. Kornea dokunmaya ve ağrıya çok hassastır. Ayrıca böyle bir yabancı cisim yüzeyi bozarak enfeksiyon eğilimini arttırır. İnfeksiyon riski antibiyotik tedavisi ile azaltılabilir. Bu nedenle, önemli bir çizik veya gömülü bir yabancı cisim olan bir kornea doktor tarafından görülmelidir. Kornea enfeksiyonları görme kaybına yol açan yoğun zararlar bırakır.

Toz, gözün beyaz kısmında ise (konjonktüre) problemi doktora ihtiyacınız olmadan çözebilirsiniz. Konjonktüreenfeksiyona çok dayanıklıdır ve küçük cizikler ciddi hasara yol açmaz. Tüm yapmanız gereken bir kağıt ve bez parçasını kıvırıp ucuyla yabancı cismi silerek almanızdır. Bu fazla bir acıya neden olmaz. Partikül alınır alınmaz batma hissi kaybolmalıdır. Siz alt kapağı aşağı çekerken hasta yukarı bakarak size yardımcı olabilir. Bu pozisyon konjonktürenin tüm alt kısmını görmenizi sağlar. Yer çekimi nedeniyle göze giren şeylerin çoğu konjonktüre alt yarısına yerleşir. Bazen partikül gözün üst yarısındadır. Bunları almak daha güçtür. Üst kapağı yukarı çekerken hastaya aşağı bakmasını söyleyin. Bazen yabancı cisim kapağın orta yüzündedir. Bunu almak için kapak ters çevrilmelidir. Göz hala batmaya devam ediyor ve siz de problemi göremiyorsanız bir doktora göstermek gerekir.

Hasta bir metal üstüne metalle vuruyorken yabancı cisim gözüne fırladı ise küçük bir çelik parçası gözü delerek içeri girmiş olabilir. Böyle bir yaralanma yüzeyde görülemiyebilir. Bazen hemen hemen hiç ağrı olmaz. Bu tip yaralanmalarda dikkatli olun. Koruyucu gözlük takmadan böyle bir iş yapmayın.

4. Morarmış göz:
Kapaklardaki gevşek dokular içine kanama olduğunda göz morarır. Cilt altında kanama siyah veya mavi görülür. Kapak dokusu gevşek olduğundan kanama kapakları çevirir. Alın, burun ve yanak derisi sıkı olduğundan bu kısımlara kan gitmez. Bu nedenle, morarmış göz bir kan damarı yırtılacak kadar sert bir travma olduğunun göstergesidir. Birçok travma göze hasar vermez çünkü göz kemik cep içinde korunmaktadır. Ancak mor göz kesinlikle bir travma olduğunu ve gözün de yaralanmış olabileceğini düşündürür. Görmeniz bulanıklaştı ise doktora gitmelisiniz. Bu durumlarda bulanık görme göz içine kanama olduğunu ifade eder. Böyle bir göze ilk yardım eskiden beri soğuk bir büftek parçasının göz üzerine konmasıdır. Ancak bunun pek faydası olmaz.

GÖZ PROBLEMLERİ KONUSUNDA KİME BAŞVURMALISINIZ?

Günümüzde o kadar çeşitli sağlık personeli vardır ki insanın kafası karışır.

1. Medikal doktor (MD); Antibiyotikler, anestetikler, allerji tedavisi ve diğer tıbbi bakım konusunda eğitilmiş ve tecrübe kazanmıştır. Ameliyat yapar, yaralanmaların ve kanserin teşhisini koyar, ve genellikle bilgisi iyidir. Pratisyenlerin çoğu küçük göz problemlerinin çoğunu tedavi edebilir.

2. Oftalmolog; göz konusunda ihtisas yapmış bir doktordur. Göz problemlerinin tedavisi konusunda yılların tecrübesine sahiptir ve herhangi bir göz probleminiz için başvurabilirsiniz. Bu alanda en iyi eksperttir.

3. Optisyen; gözlük verir. Uygun cam için gözünüzün ölçümünü bile yapmaz. Yaptığı iş yalnızca oftalmolog ve optometrist tarafından önerilen uygun camı sizin için en uygun gözlük çerçevesine yerleştirmektir.

4. Optometrist; gözlük camı için gözünüzün ölçümünü yapar. Ya uygun cam derecesinin reçetesini verir ya da kendisi gözlüğü sizin için hazırlar. Tıbbi eğitim almamıştır.

GDO Hakkında Bilmedikleriniz

18 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manset, Sağlık

gdo-misir1

GDO nedir, ne kadar zararlıdır?
TÜRK insanı genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) nedeniyle sağlığından mı
olacak yoksa bu teknoloji refah ve avantaj mı sağlayacak? 26 Ekim’de yürürlüğe giren gıda ve yem amaçlı GDO’lu ürünlerin ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine dair yönetmelik, bu soruların yanında tartışmaları da beraberinde getirdi ve Türkiye’de gündemin zirvesine yerleşti. Daha önce, gerekli denetim olmadığı için ülkeye girişi yasak olan ürünleri tartışan Türkiye, artık genetiği değiştirilmiş
gıdalarla resmi olarak tanışıyor. Bu şu demek: Akrep geni taşıyan pamuk, tavuk genli patates ve balık genli domates hayal ürünü değil, gerçek. Türkiye’de biyogüvenlik yasası olmamasından denetim mekanizmasına ilişkin şüphelere kadar birçok itirazın yapıldığı konuda en merak edilen şey, bu ürünlerin insan
sağlığına olan etkileri. Acaba bu ürünler birçoklarının iddia ettiği gibi gerçek bir tehlike mi yoksa açlığa ve yoksulluğa çare mi? İşte tüm boyutlarıyla GDO dosyası…

GDO NEDİR?
DOĞADA kendi başına gerçekleşmeyen, sadece laboratuvar ortamında genetik
değişiklik sonucu üretilen organizmalara “Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)”
denir. Örneğin, mısıra bir bakteriden alınan genin yerleştirilmesi ancak laboratuvar ortamında ve insan eliyle gerçekleşir.

‘3 KUŞAK SONRA KISIRLIK BAŞLAR’
İstanbul Üniv. İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Demirkol:
Prof. Dr. Kenan Demirkol, Türkiye’nin hâlâ bir biyogüvenlik yasası bulunmadığını ve bu yasa olmadığı için ithal edilen bir gıdanın içeriğini incelemenin mümkün olmadığını söylüyor. “Bir doktor olarak ithal edilen gıdada zehir olduğunu düşünür ve varlığını kanıtlayıp açıklarsam, markaya zarar vermekten dava edilirimancak ürünü üreten firmaya hiçbir şey olmaz” diyen Demirkol, GDO’lu ürünlerin alerji riskini artırmanın yanında insan ve hayvanlarda antibiyotiklere karşı direnç oluşumuna da neden olduğunu belirtiyor. Demirkol, yapılan deneylerin en geç üçüncü nesilden itibaren kısırlık görülebileceği sonucunu ortaya çıkardığını vurguluyor

‘AÇIKLAMALAR YETERLİ DEĞİL’
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Bölümü Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın:
Prof. Dr. Ahmet Aydın, hükümet yetkililerinin GDO tohumlarının bebekmamalarında olmayacağı açıklamasını yeterli bulmuyor ve “Madem bebeklere zararlı olduğunu biliyoruz, neden iki-üç yaşındaki çocuklara yediriyoruz?” sorusunu soruyor. Prof. Dr. Aydın’a göre toksinler ve diğer zararlımaddeler, körpe vücutları daha çok etkiliyor. Hamileler ve çocuk sahibi olabilecek genç erkekler de aynı riski taşıyor.

‘KANSER YAPMAZ’ DİYEMEYİZ
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nden Uzman Dr. Yavuz Dizdar: GDO’lu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin yeterince araştırılmadığını söyleyen Uzman Dr. Yavuz Dizdar, şu ana kadar bilinen zararlar arasında, ciddi alerjiler ile bir GDO türüne özgü olan ve ölümcül seyreden kas erimesi olduğunu hatırlattı. Dr. Dizdar’a göre, hiç karşılaşılmayan bir genin etkileri tahmin edilemez. Bu nedenle “GDO’lu ürünler, kanser ve Alzheimer gibi hastalıklara neden olmaz!” demek doğru değil. Dr. Dizdar’a göre tükettiğimiz gıdaların güvenli olup olmadığını bilmemiz binlerce yıldır tüketiyor olmamızın bir sonucu. Oysa GDO’lar son 10 yıldır tüketiliyor. Bu anlamda doğada var olmadıkları ve hiçbir güvenlik araştırması yapılmadığı için halkın bilinmeze itilmesine sessiz kalmamak gerekiyor.

‘GDO’YA HAYIR!’ demek için 5 neden
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili olarak 30’u aşkın sivil toplum kuruluşunu barındıran “GDO’ya Hayır Platformu” kuruldu. Platform GDO’lu ürünlere 5 nedenden dolayı ‘Hayır’ diyor. GDO’nun insan sağlığı üzerine etkileri konusunda
bugüne kadar yapılan araştırmalar, kesin sonuçlara ulaşmamış. Bu nedenle yapılan araştırmalar yetersizdir. GDO’lu ürünler bebekler için yasak, anne babalar için serbesttir. Bu ürünler zararlı ise emziren ya da hamile kadınlar tarafından neden tüketilmekte; iddia edildiği gibi zararlı değilse bebeklere niçin yasaklanmaktadır? Hayvan denekleri üzerinde yapılan denemeler GDO’ların;
kan yapısını bozduğunu, bağışıklık sistemini çökerttiğini, sinir sistemini tahrip ettiğini, organlarda küçülme meydana getirdiğini ve sonraki nesillerde üreme yeteneğini bitirdiğini göstermektedir. GDO’lu ürünlerde antibiyotik direnç geni kullanılmakta ve bunun insan ve hayvan sağlığı açısından son derece zararlı olduğu bilinmektedir. GDO’lu yemlerle beslenen hayvanlar ve ürünler de GDO’lu
sayılmaktadır. Ancak ürünlerin etiketlenmesine ilişkin hiçbir madde yönetmelikte yer almamaktadır.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ NE DİYOR?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), günümüzde uluslararası pazarlarda satılan
GDO’lu ürünlerin risk değerlendirmelerinden geçtiğini ve insan sağlığına etki edecek herhangi bir zararın tespit edilmediğini söylüyor. Ancak genel gıda
hijyeni prensiplerine göre satış öncesi ve sonrasında risk değerlendirmesi ve sıkı
bir denetleme yapılması gerekiyor.

Sonraki yazılar »

Sohbet
ilkyardim eğitim merkezi