Rüyalar Hakkında Bilinmeyenler
üyalarımızın yüzde 90′ını unuturuz
Uyandıktan 5 dakika sonra rüyamızın yarısını unuturuz, 10 dakika sonra ise yüzde 90′ını.
Körler de rüya görür
Doğduktan sonra görme yeteneğini yitirenler rüyalarında görsel imgeler görebilir. Doğuştan görme engelli olanlarsa resim göremez; ancak aynı seviyede koku, ses, dokunma ve duyguları hisseder.
Herkes rüya görür
Aşırı psikolojik sorunları olan insanlar dışında herkes rüya görür. Eğer rüya görmediğinizi düşünüyorsanız, aslında rüyalarınızı unutuyorsunuzdur.
Rüyalarda sadece bildiğimiz yüzleri görürüz
Zihnimiz yüzler yaratmaz. Rüyada gördüğümüz yüzler hayatımızda karşılaştığımız ama hatırlamadığımız ya da kime ait olduğunu bilmediğimiz yüzlerdir. Hepimiz hayatımız boyunca binlerce yüz gördüğümüz için, rüyalarımızda da limitsiz yüz görme yeteneğine sahibiz.
Herkes renkli rüyalar görmez
Gözleri gören insanların yüzde 12′si rüyalarını siyah-beyaz görür, geri kalanlarsa renkli. 1915 ile 1950 yılları arasında yapılan araştırmalara göre rüyaların büyük çoğunluğu siyah-beyaz görülüyordu. Ancak sonuçlar 1960′lı yıllardan itibaren değişmeye başladı. Günümüzde 25 yaşın altındaki insanların sadece yüzde 4.4′ü rüyalarını siyah beyaz görüyor. Son araştırmalar bu değişikliğin nedenini siyah-beyaz film ve televizyondan renkli görüntüye geçmemize bağlıyor.
Rüyalar simgeseldir
Belirli bir nesne veya olay içeren rüya, genellikle doğrudan o nesne veya olayla ilgili değildir. Rüyalar simgesel bir dille konuşur. Rüyalarınız hangi imgeyi görürse büyük ihtimalle o imgeyi temsil etmiyordur.
Duygular
Rüyalarda en çok hissedilen duygu endişedir. Negatif duygular pozitif duygulardan daha sık görülür.
Her gece dört ila yedi rüya görürüz
Ortalama olarak her gece bir iki saat arayla rüya görürüz.
Hayvanlar da rüya görür
Bir çok hayvan üzerinde yapılan araştırmalar, hayvanların da insanlar gibi uykularında rüya gördüklerini ortaya koymuştur. Bir köpeği uyurken izlerseniz, birini takip eder gibi ayaklarını veya patilerini oynattığını görebilirsiniz.
Pürüzsüz Cilt İçin Bakım Önerileri
1. İyi bir görünüme sahip olmak için cilt bakımı ve temizliğini düzenli olarak yapmalısınız. Tüm modeller Photoshop’un nimetlerinden yararlanıyor, hiçbir cilt bakımı Photoshop’lu güzelliği sağlamaz ancak cildinizin sağlıklı göründüğüne dikkat edin.
2. Cilt bakım ürünü almadan önce cilt tipinizi öğrenin. Cildinizin kuru, yağlı, normal ya da karma olup olmadığını öğrendikten sonra size uygun bakım ürününü kullanabilirsiniz.
3. Günde en az 2 kere cilt bakımı yapmaya özen gösterin. İlkini sabah ve diğerini yatmadan önce yapabilirsiniz. Zamanla cildinizin arındığını ve daha canlı göründüğünü fark edeceksiniz.
4. Cildinizde temizleyici kalıntıları kalmadığından emin olun. İyi bir cilt temizleme ürünü alın, cildinize yavaş bir masajla uygulayın. Kirlerin iyice temizlendiğinden, fazla yağların alındığından emin olun. Daha sonra cildinizi iyice durulayın.
5. Cilt düzenleyicisi her zaman T bölgesi (alın, burun ve çene) yağlı olan ciltler için gereklidir. Aşırı parlaklığı kontrol edilmesini sağlar.
6. Ciltte dökülmeler donuk bir görünüme sahip olmanıza neden olabilir. Bir ya da iki haftada bir cilt yüzeyinizdeki ölü hücrelerinizi temizleyin. Titreşimli yumuşak fırçalar ile hassas bir şekilde cildinizi fırçalayın.
7. Nemlendiriciler cildinizin yumuşak ve genç kalmasını sağlar. Ufak kırışıklıkları ve cildinizin kurumasını önlemek için cildinize uygun nemlendirici kullanabilirsiniz.
8. Vitaminler beslenmenizi düzenleyip size enerji verebilir. Ek olarak cildinizi koruyan yiyeceklerle beslenin. Sade ve ıvır zıvır yiyen biriyseniz cildiniz de bundan doğal olarak etkilenir. Cildinize yararlı meyve ve sebzeleri günlük beslenme listenize ekleyin.
9. Sağlıklı cilde sahip olmanın en hızlı yolu günlük ihtiyacınız olan suyu içmenizdir. Kafein, gazlı içecek, alkol gibi içecekleri içmeyi bırakın ve su içmeye başlayın. Her zaman yanınızda arabada, çantanızda ya da masanızda 1 şişe su bulundurun. Suyun gücünü küçümsemeyin.
Öpüşmenin Sağlığınız Üzerindeki Etkileri
Strese karşı iyidir. İnsulin ve adrenalin üretiminin artmasıyla, böbreküstü bezlerde adrenalinle birlikte stres hormonu kortisol azalır.
Kalp ritmini hızlandırarak, nabzı, normal bir idman temposu sayılan dakikada 110 vuruşa yükseltir.
Ciğerleri güçlendirir. Normalde dakikada 20 kez nefes alınırken öpüşme sırasında 60’a kadar çıkılır.
Yutkunmaya bire birdir. Öpüşmek yutkunma konusunda nefes tutmak gibi yöntemlerden daha etkilidir.
Kırışıkların düşmanıdır. 30 yüz kasını harekete geçirerek, kırışıklıklara iyi gelir.
Zayıflatır: 2 dakika öpüşmeyle 15 kalori yakılır.
Aşı gibidir. Öpücük, bağışıklık sistemini uyarır ve antikor üretimini artırır. Öpüşmenin ruhu kanatlandırması da, bağışıklık sistemini güçlendiren ilave bir işlevdir.
Dişlere iyi gelir: Tükürük salgısı arttığından diş minesi güçlenir. Ayrıca sık öpüşenler ağız sağlıklarına özen gösterir.
Nasıl Satıldığını Anlattı
Anne ve babasını çok sevdiğini ve güvendiğini belirten E.Y., sözleşmedeki imzanın ise kendisine ait olmadığını belirtti. Evlenmeyi düşünmediğini kaydeden E.Y., “Bu olayı duyduklarında bırakırlar beni. Hiç şey yapmanın anlamı yok” dedi.
Antalya’da 6 yıl önce 12 yaşındayken babası Osman Y. tarafından, inşaat malzemesi ticareti yapan Yusuf A.’ya sözleşmeyle 5 bin lira karşılığında satılan ve bu kişinin tecavüzüne uğradığı belirtilen E.Y.’nin annesi Gülay Y. ve babası Osman Y., ATV’de yayınlanan ‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programına çıktı.
Baba Osman Y., sözleşmenin Yusuf A. tarafından karakolda doldurulduğunu iddia etti. Belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak daha önce boş kağıda attığı bir imzanın kullanıldığını savunan Osman Y., “4 çocuğum var, birinin tüyünü vermem. Bir kuruş almadım” dedi.
Kızının olayı kendilerine anlatmasının ardından suç duyurusunda bulunduklarını ve o belgede yazan 5 bin TL’nin suç duyurusundan vazgeçmeleri karşılığında önerildiğini savunan Osman Y., “5 bin lira bu dava hiç ortaya çıkmasın diye gündeme geldi. ‘Siz garibansınız arkanız yok. Ben girer çıkarım. Para vereyim’ diye mahkemeye çıkmadan söyledi. Eğer o adamın bir kuruş sigara parası geçtiyse, dünyanın en adi, en şerefsiziyim” diye konuştu. Osman Y., Yusuf A.’nın kızını saat 20.00 gibi alıp götürdüğünü, gece saat 23.00-24.00’de de getirdiğini sözlerine ekledi.
‘KIZIM ADINA ATILAN İMZA SAHTE’
İşadamı Yusuf A. hakkında suç duyurusunda bulunmalarıyla birlikte tehditlerle karşı karşıya kaldıklarını, Yusuf A.’nın kendisini ‘derin devlet’in adamı olarak tanıttığını belirten Osman Y. “6 yıldır her mahkemesine gidiyoruz. Sivas’tan Antalya’ya üç dört sefer geldim” dedi. Osman Y., ‘utanç belgesi’ndeki kızının olduğu belirtilen imzanın da sahte olduğunu savundu.
Anne Gülay Y. ise teklif edilen hiçbir parayı kabul etmediklerini belirterek, “Kabul etmem, ben çocuğumun arkasındayım. Türkiye ayağa kalktı diyorlar, ben oturtmaya geldim. Suçumuz yok. Hukuk mücadelesini sürdürmez olur muyuz?” diye konuştu.
‘ÖNCE KONDURAMADIK’
Programda E.Y.’nin öğretmeni Burçe Tuncel’in, “Annesi kızının yalancı olduğunu söyledi” ifadelerinin hatırlatılması üzerine Gülay Y., bu sözlerin kendisine ait olmadığını, ama olayı ilk duyduklarında Yusuf A.’ya ‘konduramadıklarını’ belirtti. Gülay Y. “Dedesi yaşında, konduramadık yani. Yapar mı, psikopat olması lazım. Aynı gün ben gittim karakola, suç duyurusunda bulundum. Bizi suçlu konuma düşürüyorlar ama suçumuz yok. Ben Başbakanım’dan yardım istiyorum. Para aldı diyorlar, yemin ederim para almadık” diye konuştu.
2 KIZI DAHA TACİZ ETTİ İDDİASI
Yusuf A.’nın bundan önce yanında çalışan 2 çocuğu daha aynı şekilde taciz ettiğini savcılıkta duyduklarını öne süren Gülay Y., “Onları bulmanızı rica ediyorum. Onlar da çıksın konuşsun. Onları da aynı şekilde tehdit etmiş. ‘Sizi öldürürüm, şöyle böyle yaparım’ diye. Kızlar da seyrediyorsa Allah rızası için çıksınlar. Bizim bildiğimiz iki kişi daha var. Onlar şikayetçi olmamışlar. Sonu nereye varırsa varsın bu işi çözeceğim” diye konuştu.
‘İMZA BENİM DEĞİL GALİBA’
Daha sonra programa telefon bağlantısıyla katılan tecavüz mağduru E.Y., sözleşmedeki imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması üzerine “Hatırlamıyorum. Benim değil galiba, hatırlamıyorum” dedi. Anne ve babasının suçlu olmadığını, ortada para davası olmadığını belirten E.Y., “Annem babam para almadı. Adam bu kağıdı imzalattı, mahkemeye verince ortaya çıktı” dedi.
‘BABAM BOŞ KAĞIDA İMZA ATTI’
Babasının boş bir kağıda imza attığını bildiğini aktaran E.Y., “Ben de vardım yanlarında. Sorun falan çıkmasın diye boş kağıda imzalattı. Yazı falan yoktu o kağıtta. Orada çalışıyordum, yaşım küçüktü. Ağabeyim çalışıyordu, sonra ben girdim o adamın yanına” diye konuştu. Dükkanda müşterilerle ilgilendiğini aktaran E.Y., “Derin devletten bana da söyledi. Babamın anlattıklarını bana da anlattı” dedi.
Başına gelenleri annesiyle paylaşmayı düşünüp düşünmediği sorusu üzerine E.Y., “Zaten tehdit ediyordu. Hocama söylemem de bir anda oldu. Hiç anlatmadım anneme. Anlatırsam beni öldürecekti. Dükkanda silah gösterdi. ‘Birine söylersen öldürürüm seni’ dedi, silahı bana doğrulttu. Öğretmenime iyi ki anlattım. Anlatmasam belki daha kötü olabilirdi” diye konuştu.
‘KAĞITTA FOTOĞRAFIM YOKTU’
Babasının imzaladığı kağıtta kendi fotoğrafının olmadığını belirten E.Y., “Bilmiyorum o fotoğrafı nereden aldıysa. Mahkemede yoktu o fotoğraf. Bana fotoğraf çektirmedi. O fotoğraf sonradan ortaya çıktı” dedi.
‘EN AĞIR CEZAYI ALMASINI İSTİYORUM’
Olayın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen psikolojisinin kötü olduğunu aktaran E.Y., “Düzeliyorum, tam kendimi topluyorum mahkeme çıkıyor. Kapıya polis geliyor, yeniden o günleri yaşıyorum. Tam unuttum her şey yoluna girecek diyorum, ille bir yerden hatırlıyorum unutamıyorum. Onun en ağır cezayı almasını istiyorum” diye konuştu.
‘ANNE BABAMA GÜVENİYORUM’
Şimdi böyle bir olayla karşılaşsa direneceğini belirten E.Y., “O yaşta direnemedim bile. Kendimi savunamadım” dedi. Yaşadıklarından sonra içine kapandığını aktaran E.Y., Türkçe öğretmeni olmayı istediğini belirterek, şöyle dedi:
“Olayı anlattığım öğretmenim sevdiğim bir hocaydı, her şeyimizi anlatırdım. Öğretmenimin bu olayı ortaya çıkarmasına seviniyorum. Anne babama güveniyorum, onları çok seviyorum. Babam eğer para alsaydı sevmezdim, yanında da durmazdım. Öyle bir şey yok. Anneme babama söylenenler de doğru değil. O adamın iftiraları onlar.”
E.Y., “Evlenir misin?” sorusu üzerine, “Ben evlenmeyeceğim” yanıtını verdikten sonra gözyaşlarını tutamadı. E.Y., evlenmek istememesinin gerekçesini ise “Bu olayı duyduklarında bırakırlar beni. Hiç şey yapmanın anlamı yok” sözleriyle anlattı.
Kendisine kötü muamele yapıldığının farkında olmadığını, hiç bir şey düşünmediğini aktaran E.Y., “Ne derse yapıyordum. Hocamın anlattıklarından sonra farkına vardım. Hocam yasayı anlatıp örnek verince, yaşadıklarım gözümün önünde geçti, ağladım. Tehditler yüzünden bir şey söyleyemedim” diye konuştu.
Bu Köyde Sigara İçene Kız Bile Vermiyorlar
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Ortaöz köyünde sigara içene kız bile vermiyorlar
Bu Köyde Sigara İçene Kız Bile Vermiyorlar
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Ortaöz köyünde köy muhtarlığınca sigara içilmesinin yasaklandığı ve 6 yıldır sigara içilmediği haberini 26 Şubat 2009 İHA imzasıyla tüm Türkiye öğrenmişti.
Dün Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye’nin havasının dumansız hava sahası olmasının 4. Yılı sebebi ile düzenlenen programa katıldı Akdağ, Türkiye’de 2008 yılında yüzde 31′lerde olan sigara kullanımı 2010 yılında yüzde 27′lere kadar düştüğünü ifade etti.
Dumansız hava sahasının 4. yılı nedeniyle Rixos Otel’de düzenlenen törene Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl ve Yeşilay Başkanı Muharrem Balcı da katılmıştı.
Bakan Akdağ, programda Türkiye’de 4 yıl önce birçok vatandaşın sigara dumanından rahatsız olduklarını anlatarak, kendilerinden yardım istediklerini anlatmış ve İHA’nın Şubat 2009′da yaptığı haberle Türkiye’de sigara içilmeyen köy olarak gündeme getirdiği Kastamonu Taşköprü’ye bağlı Ortaöz köyü muhtarı Mahmut Sezer’de davet edildi.
SİGARAYI YASAKLAYAN MUHTARLARA PLAKET
Bakan Akdağ, daha sonra Türkiye’nin bazı köylerinde sigarayı yasaklayan muhtarlara plaket verdi. Bunlardan biride İHA’nın haberiyle gündeme gelen Kastamonu Taşköprü Ortaöz köyü muhtarı Mahmut Sezer oldu. Sezer köylerinde 8 yıldan bu yana sigara içirmediklerini ifade ederek, Sağlık Bakanlığının bu çalışmasına destek verdiklerini söyledi.
Öte yandan, sigara dumanının olmadığı köyde sigara içene kız bile verilmediği öğrenildi.
96 yaşındaki nineye tecavüze 26 yıl hapis
Yaşlı kadın sanığın ceza aldığını göremeden öldü
96 yaşındaki nineye tecavüze 26 yıl hapis
Neşet KARADAĞ / ADANA (AHT)
Adana’da 96 yaşındaki Ayşe U.’nun küpelerini gasp ettikten sonra tecavüz ettiği iddia edilen 20 yaşındaki Mehmet Fatih Ataş, 26 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildi. Ayşe U., sanığın aldığı cezayı göremeden yaşamını yitirmişti. Sanık Ataş ise son savunmasında suçsuz olduğunu savunup, vicdanının rahat olduğunu söyledi.
İddiaya göre Demetevler Mahallesi’nde 6 Ekim 2010′da tek başına yaşayan Ayşe U.’nun evine giren Mehmet Fatih Ataş, zorla yaşlı kadının küpesini gasp etti. Ardından da iddiaya göre, tecavüz edip kaçtı. Polis, yaşlı kadının üzerinde bulunan sperm örneklerinden yola çıkarak sanığa ulaştı. Bir hırsızlık suçundan yakalanan Fatih Ataş’dan alınan kan ve sperm örneklerinin DNA’sı yaşlı kadından alınan örneklere uydu. DNA uyuşması üzerine tutuklanan ve hakkında ?Nitelikli yağma, nitelikli cinsel saldırı, nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme’ suçlarından 39 yıla kadar hapis cezası istemi ile Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan Ataş karar duruşmasına çıktı.
26 YIL HAPİS
Son savunmasında iftiraya kurban gittiğini tekrarlayan Ataş, “M.Ali Ş. adlı kişi bana esrar sattırmak istiyordu. Satmayınca iftira atıp beni suçladı. Tanımadığım ninem, atam yaşındaki kadına tecavüz etmedim” diyerek beraatini istedi. Son sözünde ise, “Ben yapmadım. Vicdanen rahatım. Beni buraya düşürenler utansın”dedi. Mahkeme heyeti, Ataş’ı, suçlu bulup, ?gasptan’ 13 yıl, ?tecavüzden’ 12 yıl ve ?mala zarar vermek’ suçundan da 1 yıl 3 ay olmak üzere toplam 26 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum etti.
SANIĞA VERİLEN CEZAYI GÖREMEDİ
Ayşe U., 24 Ağustos 2011′de hayatını kaybetmesi nedeniyle sanığa 26 yıl hapis cezası verilmesini göremedi. Geçtiğimiz yıl Mart ayındaki duruşmaya tekerlekli sandalye ile getirilen Ayşe nine, sanığı teşhis etmiş, yatağında tesbih çekerken sanığın pencere demirini kırarak içeriye girdiğini de belirterek, “Hırsız olduğunu söyleyip para istedi. Olmadığını söyleyince bıçak zoruyla küpelerimi aldı. Sonra da elbiselerimi parçalayıp, namusumu kirletti. 2-3 kez de yumrukla vurdu” demişti. Ayşe U., “Bu yaşta namusumu kirletti. Şikayetçiyim” diyerek sanığın yüzüne tükürmüştü.
Erkekler sadece seks düşünmüyor!
Erkeklerin aklının hep “sekse takılı” olduğu veya “her 8 saniyede bir seksi düşündüğü” yolundaki önyargılarının yanlış olduğu bilimsel olarak kanıtlandı
Erkekler sadece seks düşünmüyor!
Ohio Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Terri Fisher, iki yardımcı asistanı ile birlikte 283 üniversite öğrencisini denek alarak kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Prof. Fisher ve asistanları, öğrencilerden bir hafta boyunca, akıllarına “seks, yemek ve uyku” geldiğinde bunu hemen not etmelerini istediler. Erkekler arasında bir gün içinde seksi düşünme ortalaması “19 kez” oldu. Halbuki, erkeklerin “her 8 saniyede bir seksi düşündüğü” ileri sürülürdü.
POPÜLER ‘YANLIŞ’
Prof. Fisher, “Popüler algılama gerçeklikten bu kadar uzak olursa doğruları söylemenin zamanı gelmiştir” dedi. Araştırma, “Journal of Sex Research” dergisinde yayınlanacak. Ekibin çalışmasında hem erkek hem kadın öğrenciler yer aldı. Fisher, erkeklerin hep seksi düşündüğüne inanmanın, erkekleri küçük düşürücü olduğuna inandığını da söyledi.
KADIN ‘YEMEK’ DEDİ
Araştırma, her gün 19 kez seks düşünen erkeklerin günde 18 kez de yemek düşündüğünü ortaya koydu. Araştırmaya katılan kız öğrencilerin ise seksi günde 10 kez, yemeği ise 15 kez düşündükleri tespit edildi. Erkekler 11 kez, kadınlar ise 8 kez uykuyu düşündü. Prof. Fisher, erkeklerin cinsel arzularının en yüksek noktasının 20’li yaşlar, kadınların ise 30’lu yaşlar olduğunu söyledi.
Kasım CİNDEMİR/WASHINGTON
İşte seks hormonlarının hareket vakti
Bilim adamları hesapladı. İşte sevişmek ve yemek yemek için en ideal saatler…
İtalyan bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre sevişmek için en idea saat sabah 7.30. Uzmanlar “Bu saatte seks hormonları daha iyi çalışıyor. Adrenalin seviyesi yükseliyor” diyor. Araştırmaya göre öğle yemeği için en ideal saat 13.30. İşte diğer saatler:
07.22
Güne Başlama saati
07.30
Sevişmek için en ideal saat
08.10
Kahvaltı yapın
09.00
Çalışmaya başlayın
10.30
Atıştırma vakti (Meyveyle geçiştirmeye dikkat edin)
13.30
Öğle yemeği için en elverişli saat
14.16
Kahve için en ideal saat
16.00
Açlık hissini bastırmak için yoğurt yiyin
17.00
Spor yapın
19.00
Kan akışı yavaşladığı için bir kadeh şarap içebilirsiniz
19.30
Akşam yemeği vakti
22.00
Duş alın
23.00
Uyku vakti
Meyveseverlere kötü haber
Kışın bol miktarda tüketilen meyvenin kilo yapabileceğini biliyor muydunuz?
Diyetisyen Duygu Deniz, kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek için bol miktarda tüketilen meyvenin fazlasının kilo alımına sebep olabileceğinden dolayı, vatandaşlara aynı vitamin değerlerine sahip bitki çaylarını önerdi.
Kış aylarında C vitamini almak için bol miktarda tükettiğimiz meyveler içeriğinde bulunan kalori miktarından dolayı kilo alımına neden olabiliyor. Duygu Deniz kış aylarında formunu korumak isteyenlere, meyvenin kilo aldırmayacağı inancının yanlış olduğu uyarısında bulundu.
Kilo alımının önüne geçmek için bitki çaylarını öneren Deniz şu şekilde konuştu: “İçinde şeker olduğu için porsiyonlarımızı yüksek tuttuğumuz zaman ister istemez ya kilo artışı olacaktır ya da belki de kilo vermek istiyoruz bu dönemde kış döneminde yine kendilerinin kilolarını korumak isteyenlerin veya kilolarını korumak isteyenler kişiler olabilir bu dönemde meyveye hani bizde hastalıklara karşı korusun diye fazla tüketirsek bu seferde kiloya yol açacak. C vitamininden zengin portakal mandalina bu tarz meyveler aynı zamanda hafif de liflide meyvelerdir. Porsiyon miktarlarını küçük almalarını tavsiye ederim ama alternatif olarak dediğim gibi hem kilomuzu korumak hem de ideal kilomuza ulaşma dönemindeysek, zayıflamak istiyorsak C vitamininden zengin bitki çayları kullanabiliriz.”
Özellikle ıhlamur, zencefil, ekinezya çaylarını öneren Deniz, bunun yanı sıra bol su tüketimine de dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Deniz, kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek için yeşil yapraklı sebzeler, mantar, brokoli, lahana, düzenli protein alımı, pekmez, günlük birkaç adet badem, ceviz ve fındık tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.
Her derdin devası Anadolu’da
Yaban deli iğde” ülseri, ”gün kurusu kayısı” kataraktı önlüyor.
20 Ocak 2012 Cuma, 18:04:28
Her derdin devası Anadolu’da
Atatürk, İnönü ve Ağrı İbrahim Çeçen üniversitelerinde yapılan bilimsel araştırmalarda yabani deli iğde meyvesinden elde edilen ekstrenin ülseri iyileştirdiği, gün kurusu kayısının kataraktı önlemede etkili olduğu bilimsel olarak belirlendi. Karanfil bitkisinin ise 100′den fazla hastalığa iyi geldiği bilimsel olarak ispat edildi.


